{
“title”: “Yüksek Öğretim Kurulu’ndan Yeditepe Üniversitesi’ne Soruşturma Çıkışı”,
“content”: “
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde yaşanan olaylar üzerine resmi bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Olay, mezuniyet töreninde Kur’an-ı Kerim’den bir ayetin yer aldığı pankartın bazı öğrenciler tarafından kapatılması ve bu durumun sosyal medyada geniş yankı uyarmasıyla gündeme gelmişti. YÖK, yaptığı açıklamada, üniversitelerin farklı görüşlerin ve inançların özgürce ifade edildiği özgürlük alanları olduğunu vurgulayarak, mezuniyet günlerinin bu değerlerle gölgeye bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Yeditepe Üniversitesi’nden ise konuya ilişkin ilk değerlendirmeler paylaşıldı. Üniversite yetkilileri, olayın genellikle pankartın içeriğiyle değil, sadece fotoğraf çekimi sırasında yaşanan kısa süreli bir karışıklıkla ilgili olduğunu ifade etti. Ayrıca, gerekli idari incelemenin hemen başlatıldığını ve gelecekte yaşanabilecek benzer durumların önüne geçmek amacıyla ilgili protokol ve kuralların tekrar gözden geçirileceği bildirildi. Üniversitenin açıklamasında, inanç özgürlüğüne ve akademik özgürlüklere verdiği öneme bir kez daha vurgu yapıldı. Kurum, hiçbir kutsal değere veya inanca saygısızlık yapılmadığını, pankartın içeriğiyle değil, olayın genel atmosferiyle ilgili yanlış anlaşılmaların söz konusu olduğunu belirtti.
Yeditepe Üniversitesi’nin açıklamasında, yerleşkendeki ana giriş kapılarında Kur’an-ı Kerim’den ayetleri Kufî harflerle yazdığını hatırlatarak, inanç ve düşünce özgürlüğüne verdiği önemi yineledi. Ayrıca, üniversitenin halen yargı aşamasında olan bir dava hakkında herhangi bir görüş veya beyan vermekte olmadığını vurgulayarak, olayın üniversitenin temel prensipleriyle çatışmadığını dile getirdi. Yetkililer, üniversitenin bu tür olayların tekrarlanmaması adına protokol ve düzenlemeleri gözden geçireceklerini ve iletişimi sağlama konusunda hassasiyet göstereceklerini sözlerine ekledi. Son olarak, kurum, inanç ve düşünce özgürlüğünün her zaman en büyük güvencesi olduğunu ve bu ilkelere bağlı kalmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.”
}
