AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi gecesinin perde arkasında yaşadıklarını kapsamlı bir şekilde paylaştı. O dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yapan Soylu, darbe gecesine dair ilk anlarını “Meclis üzerinde jetlerin uçtuğunu duyduğum an doğrudan ‘Bu bir darbe’ diye düşündüm” sözleriyle hatırlattı. Ayrıca, Çin’de gerçekleştirdiği resmi programdan erken dönüş hikayesini ve bakanlıktaki rutin çalışma günü sırasında aldığı beklenmedik darbe haberiyle birlikte yaşadığı şoku aktardı.
Soylu, o akşam Hakkari’den gelen gençlerle yürüttüğü demokrasi temalı sohbeti, yaşanan hareketlilikle birlikte toparlamak zorunda kaldığını ifade etti. Duygularını o an için paylaşmanın zorluğuna vurgu yapan Soylu, gençlerle fotoğraf çektirirken yaşadığı içsel sıkıntıyı sözlerine ekledi. Hemen ardından üst kata geçip televizyondan köprüdeki askerleri gördüğü anı ise, darbe girişiminin ciddiyetini ilk kez derinden hissettiği an olarak tanımladı.
Darbe girişiminin yankılarının hemen sonrasında, Başbakan Binali Yıldırım ile yaptığı görüşmede alınan stratejik kararları ve Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen koordinasyon çalışmalarını detaylandırdı. Soylu, Meclis’in açılması ve devletin kritik kurumlarının korunması için yapılan planlamalara katılımını anlattı. Ayrıca baba ocağına da telefonla ulaşarak helallik istemesi ve babasından aldığı “Vatana sahip çıkın, mücadeleden vazgeçmeyin” sözlerinin kendisi için özel anlam taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı darbelerle 15 Temmuz’un farkını değerlendiren Soylu, bu kez milletin, siyasetin ve ülke altyapısının güçlü konumda direniş gösterdiğini söyledi. Uluslararası odakların Türkiye’yi belli aralıklarla kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalıştığına değinirken, Gezi Olayları ve 17-25 Aralık sürecinin de 15 Temmuz’a giden süreçte ülkenin direnç mekanizmasını güçlendirdiğini vurguladı. Soylu, 15 Temmuz’un sadece bir terör saldırısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığına ve demokrasiye sahip çıkışı olarak okunması gerektiğinin altını çizdi.
FETÖ yapılanmasının yalnızca bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir istihbarat aygıtı şeklinde hareket ettiğini belirten Soylu, böylesi vekalet örgütlerinin küresel düzenin bir parçası olduğuna dikkat çekti. FETÖ’nün eski gücünü yitirdiğini, ancak tamamen ortadan kalkmadığını ve Türkiye’nin herhangi bir zafiyeti anında bu tür yapılar tarafından yeniden tehdit edilmeye açık olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin savunma mekanizmalarını güçlendirdiğini ifade eden Soylu, ülkenin tam bağımsızlık yolunda ilerledikçe bu tehditlerin etkisinin minimuma çekileceğine olan inancını paylaştı.
Son olarak genç kuşaklara seslenen Soylu, 15 Temmuz’un, milletin işgale karşı topyekûn direnişini simgelediğini, gençlerin o gece sergilediği cesaretin ve kararlılığın, Türkiye’nin tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu direnişin Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlüğe olan inancının taze bir göstergesi olduğunu aktaran Soylu, genç nesillere sahip oldukları ruh ve kararlılıkla her dönemde önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
